DragTurk

Polisin imajını Mini One'da aramak

Eklenme Tarihi : 2010-07-24

Türkiye’nin en ünlü caddesidir İstiklal Caddesi. Türkiye tarihini reddeden, tarihi eserlerini pazarlayamayan, koruyamayan bir ülke olsa da, hiç reklamı yapılmasa bile turist çekmeye devam edecektir bu cadde. Yüzlerce yılın kokusunu, dokusunu taşır, onu görmeye gelen turistlerin kültürüyle harmanlanarak İstanbul’a bambaşka bir ülkeden düştüğünü düşündürür insana.

İstiklal Caddesi ne kadar güzel ve tarihi olursa olsun, devletin kokusunu da en çok orada duyarsınız, çünkü çok göze batar. Türkiye’nin başarısız şehircilik anlayışını da en iyi burada teşhis edersiniz. Belediyelerimizin hizmet anlayışı da çok farklıdır diğer ülkelerden. Hizmetin sonucunu görüp takdir etmenizi beklemezler, hizmet sürecini gözünüze soka soka “belediye çalışıyor abi” demenizi beklerler. Siz demezseniz kendileri yazarlar her yere: “Büyükşehir çalışıyor.”

Çalıştıklarını belli etmek için, İstiklal Caddesi gibi kalabalık bir mekânı altüst etmekte de bir sakınca görmezler. Bir Cumartesi akşamı caddede yürürken yanınızdan dev gibi süpürge kamyonları geçebilir, kocaman çöp kamyonları büyük bir gürültü ve koku eşliğinde çöp toplarlar. Polisler çürük çarık polis otomobilleriyle caddeyi turlarken, bir yandan zabıtalar, bir yandan diğer devlet memurları devleti temsilen ortalıkta dolaşıp hem kalabalık yaparlar, hem gürültülerinden durulmaz.

Oysa İstiklal Caddesi gibi turistik ortamlar, kolluk kuvvetleri ve temizlik görevlilerinin ortalıkta mümkün olan en asgari seviyede görünmelerini gerektirir. Güvenlik görevlilerini uzaktan görmek zaten güven verecektir, sivil dünyada çoktan tedavülden kalkmış polis otomobillerinin ortalıkta dolaşması güven vermez, bilakis sinirlendirir.

Polisler ortalıkta görünecekse de, en azından imajları düzgün olmalıdır. Son birkaç yıldır polisin imajına yönelik çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Çeşitli yerlerde Segway kullanan polislere de denk geldim, bu gayet hoş bir şey.

Yıllarca Toros, Şahin gibi sefil modeller görmekten bıktık. Özellikle halkın imaj için çabaladığı turistik noktalarda polislerin bu tip otomobillerle dolaşarak çıtayı aşağı çekmesi pek hoş değildi. Şimdi biraz düzeldi, dar sokaklarda Fiat Fiorino, Hyundai Accent gibi -en azından dökülmeyen- polis araçları görüyoruz.

Şimdi de yeni bir çalışma yapan Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’nün polis ekiplerine Mini One tahsis ettiğini öğrendik. İlk başta hoş bir çalışma gibi görünüyor. Ancak imaj açısından şık gibi görünse de kullanışlılık açısından yerlerde sürünen bir fikir bu.

Polislerin İstiklal Caddesi’nde Mini One ile dolaşmasının çeşitli avantajları var. Boyutları sayesinde Taksim’in yoğun trafiğinde daha rahat hareket edebilecekler, daha şık bir görüntü çizecekler, 1.4 Lt, 90 HP motorla da pek fazla yakıt harcamayacaklar.

Ancak coupé otomobilden polis arabası yapmak saçma duruyor. Herhangi bir olay durumunda şüpheliyi otomobile bindirebilmek için ön koltuğu yatırmak zorunda kalmak gerekecek, polisle şüpheli/suçlu arasında cam, kafes vs gibi herhangi bir güvenlik önlemi olmayacak. Yani bu otomobillerle suçlu nakliyesi imkânsıza yakın bir olay.

Herhangi bir suçlu nakliyesi yapılamayacaksa geriye sadece şık görüntü ve trafikten kurtulmak kalıyor ki, Honda Varadero bunu hayli hayli başarıyor zaten.

Polisin lüks otomobil kullanmasına karşı değilim, kullansınlar, ancak bir teenage hayali olan Mini ile olacak iş değil bu. Kaldı ki araba Cooper veya Clubman de değil, kara jant kullanan, donanım fakiri One. Mini kullanmayı çok istiyorlarsa Mini Clubman alabilirlerdi, en azından küçük de olsa bir arka kapısı var. Gerçi o zaman da Mini’nin miniliği kalmıyor, demek ki Mini polisin işine pek fazla yarayabilecek bir otomobil değil.

Polisin otomobil konusunda sınıf atlaması Mini One gibi modellerle değil, yeni teknolojilere yatırım yapan modellerle olmalı aslında. Yakıt tasarrufu ve imajın yanında vatandaşa da örnek olmak için fosil yakıtlardan yakasını kurtarmış modellere, hybridlere, elektrikli otomobillere yönelseler çok daha iyi olacak.

Tesla’yı Türkiye’ye tanıtan Ali Ağaoğlu oldu. Adamlar yıllarca çalıştı, projeler çıkardı, arabayı üretti, satmaya başladı, Türkiye daha ithalat için gerekli olan mevzuatı hazırlayamadı. Ali Ağaoğlu da \\\\\\%37 ÖTV ödemek zorunda kalarak satın aldı arabasını. Ve medyaya Tesla’yı tanıtırken dedi ki, “Türkiye’den biri çıkıp elektrikli otomobil üretsin, 500 adet sipariş vereceğim.”

Bunu söylemesi gereken Ali Ağaoğlu değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileridir aslında. Polise Mini One yerine Toyota Prius alınabilir, elektrikli otomobillerin kullanımı özendirilebilirdi. Ama bizim devletimizin o seviyeye ulaşmasına daha çok var.

Polisin şehir içinde hybrid veya elektrikli otomobiller kullanması birçok açıdan avantajlı olurken, otoyol polisinin de spor otomobilleri kullanması şart.

Otoyol polisinin mevcut otomobillerinin çoğunluğu Renault Megane. Ve sanırım bu otomobillere bazı modifikasyonlar uygulanmış, çünkü stock bir Megane’dan çok daha hızlı hareket edebiliyorlar. Plakasız CBR 600 RR’ı yakalamaya çalışan cesur polislere denk gelmiş biri olarak derim ki, Megane kullanan otoyol polislerine dikkat edin.

Türkiye’de chip tuning uygulanmış Megane görünce şaşırıyoruz ama yurtdışında gördüklerimiz hiç şaşırtmıyor. ABD, Japonya, Avustralya ve birçok Avrupa ülkesinde egzotik polis arabaları bulunuyor.

Dünyadan spor polis arabalarının fotoğraf galerisi için tıklayınız.

 

Yazar: Akay Perker
Makaleye oy ver
Bu galeri 1592 kez görüntülendi.

Yazarın Diğer Makaleleri

  • Pebble Beach Concours d’Elegance

    Pebble Beach Concours d’Elegance

    Eklenme Tarihi :


    California'nın Monterey kentinde 1950'den beri düzenlenen Pebble Beach Concours d’Elegance, dünyanın en prestijli otomotiv organizasyonlarından biri. Toplam değeri 200 milyon doları geçen 175 farklı otomobilin her yıl katıldığı organizasyonda araç türüne, üreticisine, tasarımcısına, ülkesine ve üretildiği döneme göre ödüller dağıtılıyor.
  • WRC Kendine Geliyor!

    WRC Kendine Geliyor!

    Eklenme Tarihi :


    Tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz, motorsporlarını da kötü vurmuştu. Finans sektöründen bilişim sektörüne kadar birçok sponsor motorsporlarından çekildi, devam eden kriz otomobil markalarını da zorladı ve hiçbir zaman bırakacağını düşünmediğimiz markalar Formula 1, WRC gibi dev serilerden ayrıldılar.
  • Pekin, Paris ve Anadol

    Pekin, Paris ve Anadol

    Eklenme Tarihi :


    Türkiye, bugüne kadar kendi ürettiği otomobille, kendi yetiştirdiği pilotlarla bir yarışa katılmadı. 1800lerin sonunda otomobil kavramı ortaya atıldığından beri, bir arpa boyundan hallice yol gidebildik.
+ Yazar'a ait diğer makaleler


Arkadaşına Gönder

Lütfen Bekleyiniz
Adınız:

Mail adresiniz:

Göndereceğiniz E-posta adres(ler)i ekle:

Kullanıcı yorumları ( yorum yok )

  • Red R33 Show
    2010-08-30 01:26:41 Eklendi
  • Vtec Accelleration
    2010-08-30 01:16:49 Eklendi
  • Best Of Exhaust Sounds
    2010-08-30 01:02:20 Eklendi
  • Opet Full Force Reklam
    2010-08-30 00:39:57 Eklendi
  • 2 Fast 2 Real Trailer
    2010-08-30 00:35:10 Eklendi
  • ARM
    2010-08-30 00:33:46 Eklendi